Herşey,okuldan çıkarken İstanbul’a gitmek istememle başladı.Trendeyken,Taksim’e gitmek yerine acaba şu gelen uçağı mı çeksek diye düşündük ve AirForceOne’da karar kıldık.İç rahatlatıcı bilgiler edindikten sonra,Florya’ya gidişimizi planladık ve Haydarpaşa-Eminönü(Vapur)Sirkeci-Yeşilköy(Banliyö) yolunu seçtik.Çünkü yollar kapalı olabilirdi.Ahmak ıslatan yağmurun ne olduğunu bugün anladım.Yeşilköy sahilinde çaktırmadan sırılsıklam etti .Bir süre dolandık,baktık gelen giden bir şey yok,inişi gören bir mekana yemeğe gittik.Bu sırada annemle konuşarak Ankara’dan ne zaman ayrıldığını,burada ne zaman olacağını falan hesapladık.İniş öncesi 36R’de pist kontrol yapacak olan Follow Me aracını görünce,heyecanım kat kat arttı.İnanilmaz derecede sis ve yağmur vardı,yaklaşma ışıkları zar zor gözüküyordu.Derken son yaklaşmada görülmeye başladı ve indi:)İzmir’deyken bir nevi çocukluk hayaliydi benim için.Geleceğini öğrendiğimde,İstanbul’daki abilerime e-postalar atmıştım,kaçırmayın diye,bugün de ben yakaladım:)Eve dönüşüm muhteşem oldu,uçak indikten sonra hemen yola koyulduk(saat yedi buçuktu).Eve geldiğimde bire çeyrek vardı.Neyse:)Bugünkü yol arkadaşım “sister” Merve’ye buradan çok çok teşekkür ederim.





